ANA SORUNLAR

 

  1. Mühendislik Alanı İle İlgili Sorunların Çözümlenmesi
  2. Bölgemizin ve İstanbul’un Rehabilite Edilerek İnsan Onuruna Yaraşır Kaliteli Bir Yaşamın Sürdürülmesi.

 

YAPILACAK ÇALIŞMALAR

  1. İmar Kanunu ve Yönetmelikleri
  2. Kamu İhale Yasası ve Kamu İhale Kurumu İle İlgili Çalışmalar
  3. Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun
  4. Yapı Denetim Yasası
  5. Mesleki Yeterliliğin Geliştirilmesine İlişkin Yasa
  6. Yeni Bir Yapı Kanunu
  7. AB Süreci
  8. Kat Mülkiyet Yasası
  9. İnşaat Mühendisliği Konularına Yönelik Seminer ve Kursların Yapılmasının Sürdürülmesi
  10. Ücretli Çalışan Meslektaşların Sorunları
  11. Mesleğimizi İlgilendiren Konularda Panel, Sempozyum, Kongre ve Konferanslar
  12. Yatırım ve İstihdam Konularına İlişkin Çalışmaların Sürdürülmesi
  13. Kentsel Yenileme ve Kentsel Dönüşümün Ana İlkelerini İzlemek, Kent ve Kentli Yararına Olacak Çalışmalara Devam Etmek.
  14. İstanbul’u Yaşanmaz Hale Getiren Hukuka ve Çağdaş Planlamaya Aykırı Uygulamalara Karşı Çalışmaların Sürdürülmesi

 

BUNUN İÇİN;

  • TBMM
  • Bakanlıklar
  • Bürokrasi
  • Üniversiteler
  • Yerel Yönetimler
  • Meslek Odaları ve Sivil Örgütler İle İşbirliği Yapmak, Sadece Eleştiren Değil, Öneren ve Bir Arada Olmanın ve Çalışmanın Yararına İnanan Anlayışımızı Sürdürüceğiz.
  • Genel Olarak Afetle İlgili, Özel Olarak Depremle İlgili Çalışmaların Planlanması ve Gerekli Örgütlenmenin Yapılmasına Katkı Sağlayacak Çalışmalara Devam Edeceğiz.
  •  

Bu Nedenle;

  • İstanbul Şubesi üyelerinin mesleki bilgi ve birikimlerinin geliştirilmesi, deprem sonrasına yönelik olarak eğitim çalışmalarının sürdürülmesi,
  • Bölgeler ve ilçeler arası koordinasyonla ilgili çalışmalara devam edilmesi,
  • Acil müdahale bilgi ve bilincinin geliştirilmesine ilişkin çalışmaların sürdürülmesi,
  • İnşaat mühendisliği alanının belirli bir düzene sokulması için gerekli olan çalışmalara devam edilmesi,
  • Mesleki yeterliliği ve meslek etiğini dikkate alan bir çalışma disiplininin sağlanması,
  • TİP İmar ve Anakent Yönetmeliği’nin yeni çıkacak yasaya göre yeniden düzenlenmesi çalışmalarının yürütülmesi gerekmektedir.
     

NEDEN ÇAĞDAŞ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ
 

Yapı Denetimi ve yapıların depreme karşı güvenli olmaları konusu, ülkemizin ve bölgemizin temel sorunlarından birisi olarak karşımızda durmaktadır. 17 Ağustos Körfez Depremi ve 12 Kasım Düzce Depremlerinden bu yana 10 yıllık bir süre geçti. Açıkça söylemek gerekir ki bugüne kadar, yapı denetimi ve yapı güvenliği konularında alınması gereken mesafenin gerisinde kalındı.

İstanbul’da bulunan yapı stokunun kaçak ve denetimsiz olarak üretilmiş olması, depremin, sıradan bir doğa olayı olarak görülmesini önemli ölçüde zorlaştırıyor. Buna karşın, beklenen depremin bölgemizde önemli ölçüde can ve mal kayıplarına yol açacağı da biliniyor. Deprem zararlarını azaltmak doğrultusunda yapılan çalışmalar, bir bütünsellik içinde ve risk yönetimi çerçevesinde bugüne kadar ele alınmamıştır.Bu kapsamda, yeterli ve gerekli kaynağın sağlanamamış olması da, stratejik bir afet yönetim planına sahip olmayı önemli ölçüde engellemiştir.

 

Açıktır ki, 17 Ağustos ve 12 Kasım Depremleri bilinmeyen bir sonuç yaratmadı, sadece bilinenleri ortaya çıkardı. Artık, bilinmesi gerekir ki; depremin jeolojik ve sismolojik bulguları, deprem için yapılması gerekenlerin önüne geçmemeli, geçirilmemelidir. Marmara faylarının geçtiği yerlerle ilgili olarak ne kadar kesin bilgiye sahip olursak olalım, veya bölgemizin depremselliğine ilişkin hangi bilgilere ulaşırsak ulaşalım, bize dayatılan rant egemenliğini kıramazsak, depreme dayanıklı yapı üretme konusundaki olumsuzlukları gidermemiz olanaklı olmayacak, yaşanan tablo bir kez daha tekrarlanacaktır.

Bu bağlamda yapı üretim sürecinde yer alan meslektaşlarımız, estetiği güvenliğin önüne koyan mimarlarımız, 1938 tarihinden kalan 3458 sayılı "Mühendislik ve Mimarlık Hakkındaki Yasa"yı günün ve çağın koşullarına getirmemekte direnen siyasilerimiz, heyelanlı alanları, alüvyonlu toprakları, birinci sınıf tarım topraklarını, dere boylarını, dolgu alanlarını yapılaşmaya açanlarımız, kaçak ve denetimsiz yapıları özendirip destekleyenlerimiz, bu desteklerden önemli rant sağlayarak siyasi güç sağlayanlarımız, yapıları enine, boyuna ve dikine büyümek olarak anlayanlarımız, yapıların albenisini yapı güvenliğinin önüne koyan kullanıcılarımız, meslektaşlar arası dayanışmanın gerekliliğini yok sayarak haksız rekabet yaratan arkadaşlarımız, bir kez daha, bir kez daha düşünmek zorundadırlar.

Ülkemizin ve bölgemizin depremselliğini tartışmaya devam edelim. Ancak, tartışmaların ana halkasını; deprem güvenliği olan, mekanik aksamı sorunsuz çalışan, sese ve ısıya karşı yalıtımlı, insana dost, çevreye uyumlu çağdaş bir yapıya sahip olmanın gerekliliğine çevirelim.

Bu anlayışlarla, rant ve yağma düzeninin tutsağı olmak istemeyen, mühendisliğin bilgi birikimini ve etiğini savunan, geleceğini bu onur üzerine kurmak isteyen tüm meslektaşlarımızı, yeni yıkıntıların altında kalmamak için, ÇAĞDAŞ İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ile birlikte davranmaya çağırıyoruz.